Ciltteki Kolajen Nasıl Arttırılır Cildin Kolajen Yapısını Artırmak

0

Kolajen Ne İşe Yarar, Ciltteki Kolajen Nasıl Arttırılır?

Yaşla beraber cildimizdeki kolajen oranı düşer, bunun sonucunda ciltte lekeler, kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelir. Cildinizdeki, yüzünüzdeki kolajen miktarını artırmak için şunları yapabilirsiniz;

Kolajen İçeren Besinler Tüketin

Cildiniz için gerekli olan kolajenleri doğal besinler tüketerek elde edebilirsiniz. Zengin kolajen içerikli besinler şu şekilde sıralanabilir:

Kemik suyu : Kemik suyu vücuttaki iltihabı önlemeye yardımcı olur.

Lifli koyu renkli yeşillikler: Lifli koyu renkli yeşillikler vücuttaki kolajenlere zarar veren serbest radikallere karşı koruma sağlar.

Kırmızı sebzeler: Domates, kırmızı pancar ve kırmızı biber içerisindeki likopen cildi güneşin zararlı etkilerine karşı korur ve kolajen üretimine yardımcı olur.

Kırmızı meyveler: Kırmızı meyveler serbest radikallerle savaşır ve kolajenleri güçlendirir.

Omega-3 içeren besinler: Somon, ton balığı, uskumru ve hatta ot beslenen sığır eti yağ asitleri, cilt hücrelerinin etrafındaki zarları korumaya yardımcı olur.

Sarımsak: Sarımsakta bulunan lipoik ve taurin kolajen üretimine yardımcı olur.

Portakal, havuç ve tatlı patates yenilen en zengin A vitamini kaynaklarıdır. A vitamini kolajen üretimine katkı sağlar.

Yüzdeki Kolajeni Artırmak İçin Yapmanız Gereken Diğer Şeyler Şunlardır:

Ciltteki kolajeni arttırmak için omega-3 yağ asitleri ve A vitamini (iltihap karşıtı etki gösterir) ve yüksek miktarda yağ içeren protein içeren ve her ikisi de serbest radikalleri temizleyen ve kolajen kaybını veya bozulmasını önleyen antioksidan içeren dengeli bir beslenme düzeni takip etmelisiniz.

Kafein tüketimini sınırlayın: Yapılan çalışmalar göstermiştir ki kafeinin cildin yaşlanmasını ve yaraların iyileşme sürecini negatif olarak etkilemektedir. Vücudunuzdaki kolajenlere zarar vermemek için kafein tüketimini en az indirmeli veya tamamen kesmelisiniz.

C Vitamini: C vitamini ciltte kolajen üretimine katkı sağlar ve cildi korur. Bunun için içerisinde yüksek oranda C vitamini bulunan turunçgiller, papaya, çilek, brokoli ve yeşil yapraklı sebzeler tüketmelisiniz. Alternatif olarak C vitamini takviyeleri kullanabilirsiniz.

Aloe vera jeli:  Aloe veranın cilt için bölgesel olarak kullanımı ciltte hem yatıştırıcı hem de rahatlatıcı etki göstermektedir. Bu konuda yapılan son çalışmalar göstermiştir ki alovera da bulunan ekstre aloe sterolleri  vücutta ve ciltte kollajen ve hyaluronik asit üretimini iki katına çıkartmaktadır.

Antioksidanlar: Antioksidanlar cildi serbest radikallere karşı korur. Bazı antioksidan türleri kolajen üretiminin etkinliğini arttırır ve cildi gençleştirir. Antioksidan kaynakları arasında yeşil çay, yabanmersini, meyan özü, dut özü, nar özü, geven, tarçın, fesleğen, kekik ve kekik esansiyel yağları sayılabilir.

Ginseng:  Ginseng  Araştırmaları Dergisinde 2012 yılında yayınlanan bir çalışmada ginsengin kan dolaşımında bulunan koljen miktarını yükselttiği ifade edilmiştir.  Ginseng içeriğindeki iltihap sökücü ve antioksidatif içeriği sayesinde cilt hücrelerinin yaşlanmasını engeller. Ginseng piyasada çay, takviye veya toz şeklinde bulunmaktadır.

Kolajen Üretimini Arttıran Besin Öğeleri :

Antosiyanin: Antosiyanin bileşiği; böğürtlen, yaban mersini, ahududu ve vişnede bulunur.

Prolin: Prolin yumurta beyazı, peynir, soya fasulyesi, et ve lahanada bulunmaktadır.

A vitamini: A vitamini beta karoten bitkilerde ve hayvansal kaynaklı yiyecekler olarak bulunmaktadır.

Bakır: Bakır kabuklu deniz ürünleri, kırmızı et, fındık ve az oranda içme suyunda bulunmaktadır.

Retinol : Kolajen üretimini arttıran bir diğer antioksidan kaynağı retinoldur. Retinol hem kolajenlerin ömrünü uzatır hem de kolajenlere zarar veren enzimleri engeller. Retinol A vitamini içeren besinlerde bolca bulunmaktadır. Ancak retinolleri yalnızca gece kullanmalısınız, gün ışığında kullanmaktan kaçınmalısınız. Ayrıca hamile anne adayları retinol kullanmamalıdır.

Kırmızı ışık lazer tedavisi: Kırmızı ışık lazer tedavisi ciltte kolajenleri canlandırır ve gelişimini arttırır. Bu lazer müdahalesiz, güvenli ve cilt elastikiyetini arttıran düşük seviye (LLLT) bir lazer türüdür.,

Düzenli egzersiz yapmak: Düzenli egzersiz, spor yapmak ciltteki kolajenleri korur ve kemik, kas ve eklemlerin sağlıklı olmasını sağlar ve yaşlanmayı geciktirir.

Kolajenlere Zarar Veren Durumlar Şunlardır

Kötü yaşam tarzı ve çevresel stres faktörleri: Kirlilik ve serbest radikaller cildin elastikliğini azaltır ve kolajen üretimini azaltır.

Aşırı şeker tüketimi: Aşırı şeker tüketmek proteinlere zarar verir, kolajenleri zayıflatır ve glikasyon ürünlerinin (AGE) oranını arttırır.

Güneş: UV ışınları alt deride bulunan kolajenlere zarar verir, cildin altında kırışıklıklar oluşturmaya yardımcı olur.

Genetik değişimler: Genetik değişimler kolajen üretimini ve kalitesini etkileyebilir.

Otoimmün hastalıklar: Bazı otoimmün hastalıklar antibiyotiklerin kolajenleri etkilemesine yol açar ve bu da cildin daha çok cılız olmasına yol açar.

Tütün: Tütün içerisindeki kimyasal birleşimler kolajenlere ve elastinler zarar verir. Ayrıca tütün ürünlerinde bulunan nikotin kan dolaşımını kısıtlayarak oksijen ve besin maddelerinin cilde ulaşmasını engeller.

Yaşlanma: Kaçınılmaz olan yaşlanma yani yaşın ilerlemesiyle vücuttaki kolajen seviyesi azalır ve en sonunda da tamamen tükenir.

Don`t copy text!